Blog

Credibly reintermediate backend ideas for cross-platform models. Continually reintermediate integrated processes through technically sound intellectual capital.
gogus-duvari-deformeleri-nedir.jpg

Ocak 4, 2022 by feryal
göğüs duvarı deformeleri nedir

Göğüs duvarı deformitesi; hafif ile şiddetli arasında değişebilen göğsün yapısal anormalliğine verilen genel isimdir. Göğüs duvarı deformiteleri, kaburgaları birbirine bağlayan kıkırdağın düzensiz büyüdüğü durumlarda ortaya çıkar. Göğüs deformitelerinin en yaygın iki türünden biri olan pektus ekskavatum göğüs kemiğinin içe doğru itilmesine bağlı olarak oluşur. Bu tür deformiteye sahip kişilerin göğüsleri içe doğru çökük görülür. Peksus carinatum ise göğüs kemiği ve kaburgalarının çıkıntığı yaptığı bir durum olarak ortaya çıkar. Bazı kişilerde göğsün her iki tarafında dışa doğru çıkıntı oluşurken bazı kişilerde göğsün bir tarafındaki çıkıntı diğerine göre daha fazladır.

Göğüs Duvarı Deformiteleri Nedir?

Göğüs duvarı deformiteleri genellikle çocuk 1 ya da 2 yaşındayken yanı erken dönemde hafif fark edilir hale gelir. Deformite ilk başta hafif olabilirken çocuğun kemiklerinin ve kıkırdaklarının hızla büyüdüğü ergenlik döneminde şiddetli hale gelebilir. Göğüs deformitesi olan çocuklarda görünüşleri dışında herhangi bir belirti olmayabilir. Bazı çocuklar ise egzersiz yaparken nefes almada zorluk yaşayabilirler. Ayrıca solunum yolu enfeksiyonlarına ve astıma daha yatkın olabilirler. Her iki tip göğüs duvarı deformitesi olan çocuklar, skolyoz geliştirme riski taşırlar. Göğüs duvarı deformiteleri, deformitenin tipine ya da ciddiyetine göre korseyle veya ameliyatla tedavi edilebilir veya hiç tedavi edilmez.



Göğüs Duvarı Deformiteleri Neden Yapılır?

Göğüs deformitelerinin cerrahi girişimlerle düzeltilmesi dışında bu anomali için bir başka tedavi seçeneği yoktur. Hastanın opere edilip edilmemesi kararı genellikle estetik kaygılara bağlı olarak verilir. Estetik kaygılara bağlı olarak çocuğun ya da erişkinin psikoloji sorunları varsa ya da psikolojik sorunlar yaşayabileceği düşünülüyorsa ameliyat önerilmektedir. Göğüs deformitesine bağlı olarak vücudun diğer yerlerinde anomali görülmesi oldukça nadir bir durumdur.



Göğüs Duvarı Deformiteleri Kimler İçin Uygundur?

Doğuştan göğüs duvarı deformitelerinin kunduracı göğsü ve güvercin göğsü olmak üzere sıklıkla görülen iki farklı türü vardır. Bunların dışında pectus arcuatum, Jeune sendromu ile kaburga ve göğüs kemiği kusurları daha az görülen göğüs duvarı anomalileri arasındadır.

Göğüs duvarı deformiteleri ya da göğsün anormal görünümü ve gelişimi farklı aşamalarda olabilir. Doğuştan oluştuğu kabul edilen deformitelerin belirtilerin doğumda ya da çocukluk döneminde ortaya çıkmakla birlikte ergenlik döneminde hızlı bir şekilde ilerler. 

Bu tür deformitelere sahip olan ve bunlardan dolayı estetik kaygılar ve farklı sorunlar yaşayan kişilere göğüs duvarı deformitesi ameliyatları uygulanabilir.

Göğüs Duvarı Deformiteleri Nasıl Yapılır?

göğüs duvarı deformeleri nasıl yapılır

Pectus Excavatum yani kunduracı göğsü’nde göğüs oyuk ya da batık bir görünümdedir. Çocuklarda en sık görülen doğumsal göğüs duvarı deformitesi olma özelliğine sahiptir. Nedeni tam olarak bilinmese de genetik yatkınlık bu deformitede oldukça etkilidir. Erkeklerde daha yaygın olan bu durum izole bir anormallik olabileceği gibi skolyoz, kifoz ve Marfan sendromu gibi bağ dokusu bozuklukları dahil olmak üzere başka problemlerle birlikte seyredebilir. Kunduracı göğsü deformitesi olan çocukların bazılarında nefes darlığı, göğüs ağrısı ve egzersiz sırasında hızlı yorulma gibi durumlar görülebilir. Eskiden yalnızca kozmetik bir sorun olarak kabul edilmesine karşın günümüzde bu sorunu yaşayan çocukların kalp ve nefes alma problemlerine yatkın olduğu kabul edilmektedir. Göğsün hacmini kısıtlayan kunduracı göğsü akciğerin tamamen genişlemesini engelleyebilmektedir. Bunun sonucunda akciğer kapasitesinin azalması söz konusu olabilmektedir. Kalbi daraltarak kan akışını ve kalp fonksiyonunu azaltma riski vardır. Kalp üzerindeki bu olumsuz etkiler kunduracı göğsünün tedavisiyle giderilebilir. 

Kunduracı göğsü ameliyatsız Vacuum Bell yöntemiyle ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Cerrahi prosedür isteğe bağlı olup genellikle ergenlik çağında büyüme atağı başladığı ya da tamamlandığı zaman gerçekleştirilir. Ergenlikten önce yapılması durumunda deformitenin ergenlik döneminde tekrarlaması söz konusu olabilir. Cerrahi prosedürlerden açık onarım yani Ravitch Prosedürünün ya da Nuss prosedürünün uygulanması konusundaki karar hastadaki deformitenin derecesine ve hastanın yaşına bağlı olarak belirlenir.

Pectus Carinatum yani güvercin göğsü; kaburgaları sternuma bağlamakta olan kostal kıkırdağın anormal ve eşit olmayan büyümesi sonucunda sternumun bir çıkıntısı ile karakterize göğüs duvarı deformitesidir. Kostal kıkırdaklar göğüs duvarı boyunca düz şekilde değil dışarı doğru büyür ve sternumun öne itilmesine neden olur. Kalp hastalığı, skolyoz, kifoz ve kas-iskelet kusurları dahil bozukluklarla bağlantılı olabilen bir deformite türüdür. 

Oluşma nedeni tam olarak bilinmeyen güvercin göğsü erkeklerde daha sık görüldüğü gibi kunduracı göğsüne göre çocuklukta daha geç belirti verir. Büyümeyle birlikte şiddeti artar. Güvercin göğsünün standart tedavisi göğüs duvarının gerilmesi şeklinde yapılır. Bunun için göğüs duvarının gerilemesinin ya da düzleşmesinin sağlanması için sternumun veya kıkırdakların en belirgin kısmına sürekli kuvvet uygulayacak özellikte çevresel bir dış korse takılır. Ergenlik dönemine kadar kullanılabilen korsenin etkili olması için gece-gündüz uzun süre kullanılması gerekir. Küçük çocuklardaki iyileşme gençlere göre daha hızlıdır. Ancak ergenlik döneminde deformitenin nüks edip etmediği takip edilmelidir.

Güvercin göğüs deformitesinde ameliyat çoğunlukla gerekli görülmez. Desteklemeyle istenilen düzeltmenin sağlanamaması ya da iskeletin korseye yanıt vermeyecek kadar sert olması durumunda uygulanır. 

Göğüs duvarı deformitelerinin giderilmesi için 2 temel ameliyat yöntemi uygulanabilir. Bunlardan ilki açık ameliyattır. Bu teknikte hastanın göğüs kemiği üzerine 5-6 cm kadar kesi yapılır. Her iki tarafta bulunan kaburgaların alt kısımlarındaki kıkırdaklardan 5 tanesi ve göğüs kemiğinden küçük bir parça çıkarıldıktan sonra çelik tellerle kemik dikilir. Kemiğin yükseltilmesi için göğüs kemiğinin altına metal bir parça koyularak işlem tamamlanır. Bu durumda metal barın 6 ay ile 3 yıl arasında değişen sürelerde çıkarılması gerekir.

Nuss yöntemi olarak da geçen kapalı ameliyat yönteminde endoskopik yöntemle göğüs boşluğuna girilir. Önceden hazırlanmış olan uzun metal bir barın göğüs kemiğinin altına yerleştirilmesiyle bozukluğun düzeltilmesi mümkün olur. 

Göğüs duvarı deformitesi ameliyatından sonra ağrı; koyulan metal barların yer değiştirmesi, barların kalbe ya da büyük damarlara batması sonucu kanama, deformitenin belirli bir süre sonra yenilenmesi gibi risklerle karşı karşıya kalınabilir.


orta-yuz-dolgusu.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal

Orta Yüz Dolgusu ile Gençlik Formunu Yeniden Kazanın

Yüzümüzdeki yaşlanma belirtileri sadece derinleşen kırışıklıklardan ibaret değildir. Aslında genç bir görünümün en temel taşı, elmacık kemikleri ve yanak bölgesindeki o karakteristik hacmin korunmasıdır. Zamanla yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru kayan dokular, orta yüz bölgesinde bir sönme ve çargın bir çökme yaratır. Bu durum, yüzün o canlı, “V” formundaki gençlik üçgenini bozarak daha yorgun ve aşağı doğru sarkmış bir ifadeye neden olur.

Orta yüz dolgusu, Op.Dr. Feryal Yıldız bünyesinde gerçekleştirdiğimiz uygulamalarla tam da bu noktada devreye girerek sönmüş dokuyu yeniden canlandırmayı hedefler. Amacımız, yapılmış olduğu ilk bakışta anlaşılan yapay bir değişim değil; dinlenmiş, taze ve doğal bir yüz ifadesi yaratmaktır. Elmacık kemiklerinin belirginleşmesi, yüzün orta kısmındaki o boşluk hissinin ortadan kalkmasıyla birlikte tüm yüz ifadesi yumuşar.

Orta Yüz Dolgusu Nedir?

Orta yüz dolgusu, elmacık kemikleri, yanaklar ve göz altı çevresindeki hacim kayıplarını gidermek amacıyla hyaluronik asit bazlı dolgu materyallerinin kullanıldığı medikal bir işlemdir. Yaş ilerledikçe kemik yapısındaki mikroskobik erimeler ve yağ dokusunun aşağı doğru yer değiştirmesi, orta yüz bölgesinde bir boşluk hissi yaratır. Bu işlem, bu boşlukları doldurarak cildin daha gergin ve yukarıda durmasını sağlar.

Uygulama sırasında kullanılan dolgu maddeleri, cildin doğal yapısıyla uyumlu, vücut tarafından emilebilen ve güvenilir içeriklerden seçilir. Op.Dr. Feryal Yıldız kliniklerinde, hastanın yüz anatomisine en uygun hacim ve derinlik belirlenerek, doku kaybının olduğu noktalar hassasiyetle doldurulur. Bu sayede yüzün orta kısmı, sanki yıllar öncesine dönmüşçesine dolgun ve canlı bir görünüm kazanır.

Orta Yüz Dolgusu Neden Yapılır?

Yüzün orta kısmındaki hacim kaybı, sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda yüzün karakterini değiştiren bir faktördür. Orta yüz dolgusu, bu bölgedeki çöküklükleri gidermek için tercih edilir. Özellikle elmacık kemiklerinin belirginleşmesi, yüzün daha kalkık ve enerjik görünmesini sağlar. Bu işlem, yüzdeki “yorgun” ifadeyi silmek için en etkili yöntemlerden biridir.

İşlemin temel nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Elmacık kemiklerindeki hacim kaybını gidermek ve belirginleştirmek.
  • Yanak bölgesindeki sarkmaları (malar bölge çöküklüğü) yukarı taşımak.
  • Göz altı çukurluğunu (tear trough) doldurarak daha dinç bir bakış yaratmak.
  • Yüzün orta kısmındaki “V” formunu yeniden inşa etmek.

Orta Yüz Dolgusu Kimler İçin Uygundur?

Bu uygulama, yüzünde hacim kaybı hisseden ve yaşlanma belirtilerini daha doğal bir şekilde hafifletmek isteyen geniş bir kitleye hitap eder. Özellikle 30’lu yaşların sonundan itibaren başlayan doku kayıpları, bu yöntemin en sık kullanıldığı dönemdir. Ancak sadece yaşlılık değil, kilo kaybı sonrası yüzün çökmesi gibi durumlarda da sonuçlar oldukça tatmin edici olabilir.

Şu profildeki hastalar için ideal bir seçenektir:

  1. Elmacık kemikleri sönmüş ve yanakları çökmüş kişiler.
  2. Göz altı çukurluğu nedeniyle yorgun görünen bireyler.
  3. Yüzünde aşırı sarkma olmayan ancak hacim desteğine ihtiyaç duyanlar.
  4. Ameliyatsız, hızlı ve iyileşme süreci gerektirmeyen bir çözüm arayanlar.

Orta Yüz Dolgusu Nasıl Yapılır?

İşlem öncesinde hastanın yüz anatomisi detaylıca analiz edilir. Hangi noktaya ne kadar dolgu enjekte edileceği, yüzün simetrisini bozmayacak şekilde planlanır. Bölge, lokal anestezik kremlerle uyuşturularak konforlu bir süreç sağlanır. İnce kanüller veya özel uçlu iğneler kullanılarak, hyaluronik asit bazlı dolgu materyali doku altına, doğru derinliğe yerleştirilir.

Uygulama sırasında dokunun doğal hareketlerine uyum sağlamak çok kritiktir. Op.Dr. Feryal Yıldız bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu süreçte, hastanın mimikleri ve yüz kasları göz önünde bulundurulur. İşlem genellikle 15 ile 30 dakika arasında tamamlanır ve hastalarımız işlem biter bitmez günlük hayatlarına dönebilirler.

Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Orta yüz dolgusu sonrası elde edilen sonucun kalıcılığını artırmak ve olası komplikasyonları önlemek için bazı basit kurallara uymak gerekir. İlk 24-48 saat boyunca uygulama yapılan bölgeye sert masaj yapılmamalı ve aşırı baskıdan kaçınılmalıdır. Bu, dolgunun yerleşmesi ve dokuyla bütünleşmesi için hayati önem taşır.

Dikkat edilmesi gereken diğer noktalar şunlardır:

  • Aşırı sıcak banyo, sauna veya hamam gibi ortamlardan birkaç gün uzak durulmalıdır.
  • Ağır spor aktivitelerine 2-3 gün ara verilmesi önerilir.
  • Uygulama bölgesine doğrudan güneş ışığı maruziyeti minimize edilmelidir.
  • Doktorun önerdiği cilt bakım rutinlerine sadık kalınmalıdır.

Orta Yüz Dolgusu ve Diğer Yöntemlerin Karşılaştırması

Hastalar genellikle dolgu işlemini yüz germe veya yağ enjeksiyonu gibi daha invaziv yöntemlerle kıyaslar. Dolgu, cerrahi bir müdahale gerektirmediği için iyileşme süreci neredeyse yoktur. Ancak, çok ileri derecedeki sarkmalarda dolgu tek başına yeterli olmayabilir; bu durumda cerrahi seçenekler daha kalıcı çözümler sunar.

Özellik Orta Yüz Dolgusu Yağ Enjeksiyonu Yüz Germe Ameliyatı
İyileşme Süresi Çok Kısa (Saatler içinde) Orta (Birkaç hafta) Uzun (Haftalar/Aylar)
Kalıcılık 6-18 Ay Yıllarca (Kalıcı) Çok Uzun (Yıllarca)
İnvazivlik Düşük (İğne/Kanül) Yüksek (Cerrahi) Çok Yüksek (Cerrahi)

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İşlem ne kadar süre kalıcıdır?
Kalıcılık süresi, kullanılan dolgunun yoğunluğuna, hastanın metabolizma hızına ve yaşam tarzına bağlı olarak genellikle 12 ila 18 ay arasında değişmektedir.

İşlem sırasında ağrı hissedilir mi?
Uygulama öncesi sürülen lokal anestezik kremler sayesinde ağrı hissi minimum düzeydedir. Çoğu hastamız süreci sadece hafif bir basınç hissiyle tamamlar.

Dolgu sonrası şişlik oluşur mu?
Hafif bir ödem veya küçük morluklar görülebilir; ancak bu durum genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Genç ve Dinç Bir Görünüm İçin Randevunuzu Oluşturun

Yüzünüzdeki hacim kaybını gidermek ve aynaya baktığınızda daha enerjik bir ifade görmek artık çok daha kolay. Op.Dr. Feryal Yıldız uzmanlığıyla, doğal güzelliğinizi koruyarak, yüz hatlarınızı yeniden belirginleştirmek için yanınızdayız. Kişiye özel planlanan orta yüz dolgusu uygulamalarımız hakkında detaylı bilgi almak ve size en uygun tedavi planını oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hemen randevu alarak değişimi başlatın!


g-noktasi-buyutme.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal
g noktası büyütme

Kadınların en sık yaşadıkları sorunlar arasında cinsel isteksizlik, ilişkiye girememe ve orgazm olamama yer alır. Vajinanın girişinden 4-5 cm içeride ve üstte yer alan yaklaşık 1-2 cm genişliğindeki bölgeye G noktası denilir. G noktasında oldukça yoğun sinir ağları vardır. Bu nedenle G noktasının uyarılması kadınların orgazm olmasında önemli bir yere sahiptir. G noktasının uyarılması kadınların uzun süreli, güçlü bir cinsel uyarılmaya ve orgazma ulaşmasını sağlar. G noktasının tek görevi vajinal orgazma katkıda bulunmaktır. G noktasının erojen olması sonucunda uyarıldığında erektil doku büyür ve bez dokusu özel bir salgı üreterek vajinal orgazma ulaşmayı kolaylaştırır.

G noktası vajinanın ön duvarında yer alan, bölgenin geneline göre daha dolgun ve kabarık görünümde olan bir yerdir. Penisin G noktası olarak adlandırılan bölgeye sürtünmesi sonucunda orgazm meydana gelir. Ancak zaman için hormonal nedenlerin de etkisi sonucunda G noktasının belirginliği kaybolabilir. Bu durum, penisin G noktasını yeterince uyaramamasına neden olabilir. G noktası büyütme prosedürü sonucunda G noktasının yeniden belirginlik kazanması ve kadının orgazma kolay ulaşması sağlanabilir. 

G Noktası Büyütme Nedir?

G noktası büyütme, kadınlarda cinsel hazzın artırılması amacıyla uygulanır. G noktası büyütme, yağ enjeksiyonu ya da hyaluronik asit içerikli dolgu maddesi kullanılarak gerçekleştirilir. Bu prosedür sonucunda G noktası vajina ön duvarında daha kalabalık, daha dolgun bir bölge haline gelir ve penisin bölgeye sürtünmesiyle orgazm oluşur. Cinsel ilişki sırasında penisin G noktasına temas etmesi kadının cinsellikten çok daha fazla zevk almasını sağlar ve kadın orgazma daha çabuk ulaşır. Bu nedenle G noktası duyarlı olan kadınlar cinsellikten daha fazla zevk alırlar.

Kadınlarda fiziksel ya da mental olarak uyarılma sonucunda vücut bazı değişik tepkiler verir. Genital bölgedeki kanlanma artışı sonucunda klitoris, labiumlar ve vajina duvarlarında şişme olur. Klitorisin V şeklindeki kolları iki yana doğru açıldığı gibi vajinal giriş de açılır ve genital bölgede kayganlaşmayı sağlayacak sıvılar salgılanır. Bu aşamada rahim büyüyerek yukarı doğru yer değiştirmektedir. Orgazm olmadan önceki cinsel uyarılma döneminde dolaşım, kalp ve solunum hızı artmakta olup orgazm ile birlikte vajina duvarları kasılmakta, sıvı salgısı artmakta ve yoğun bir haz durumu söz konusu olmaktadır. Daha sonra kaslar gevşediği gibi kan basıncı da azalır. Kadınlar, erkeklerden farklı olarak çoklu orgazm yaşayabilmektedirler.

G noktası büyütme işleminin başarılı olabilmesi için enjeksiyon doğru bölgeye yapılmalıdır. Her kadında G noktasının yeri farklı olabildiğinden uygulamanın başarısı açısından G noktasının yeri doğru tespit edilmelidir. Ayrıca belirlenen bölgeye enjekte edilecek olan yağ dokusunun ya da hyaluronik asit içerikli dolgu maddesinin miktarı da her kadının anatomik özellikleri göz önünde bulundurularak tespit edilmelidir.



G Noktası Büyütme Neden Yapılır?

G noktası büyütme kadınların öz güveninin, hassasiyetinin ve libidosunun artırılmasına yönelik olarak uygulanan bir prosedürdür. G noktası büyütme vajinal orgazma ulaşma konusunda zorluk yaşayan ya da orgazm hissini daha yoğun bir şekilde yaşamak isteyen kadınlar için son derece etkili bir çözüm olarak kabul edilir. Cinsel deneyimin tatmin edici  ve daha zevkli bir hale gelmesinde önemli rol oynayan G noktasının hassasiyetinin artırılmasını sağladığı için günümüzde kadınlar tarafından sıklıkla tercih edilen bir prosedürdür. Büyütme işleminden sonra G noktası daha hassas ve daha kolay uyarılabilir bir hale gelir.

G Noktası Büyütme Kimler İçin Uygundur?

G noktası büyütme; cinsel hazzın artırılması, orgazmın kolaylaştırılması ve orgazmın daha doyurucu bir hale gelmesi amacıyla uygulanabilir. Bu nedenle cinsel ilişkiden zevk alamayan, orgazm olamayan ya da orgazm olmasına karşın daha kaliteli ve güçlü orgazmlar yaşamak isteyen kişilere uygulanması etkili bir çözümdür. 

18 yaşın üzerindeki kadınlar G noktası büyütme işlemini yaptırabilirler. Bununla birlikte hamilelik ya da emzirme döneminde olan, alerjik bir bünyesi olan ve daha önce benzeri bir ürüne karşı alerjik reaksiyon sergilemiş kişilere G noktası büyütme yapılamaz. Aynı şekilde bağışıklık sistemi bozukluğu, kanama ve pıhtılaşma sorunu yaşayan kişilere de uygulama yapılması söz konusu değildir. Bunların yanı sıra uygulama bölgesinde enfeksiyon olan ve işlem sonucuyla ilgili beklentileri gerçeğe uymayan kişiler de G noktası büyütme işlemi için aday değildirler.  



G Noktası Büyütme Nasıl Yapılır?

g noktası büyütme nasıl yapılır

G noktası büyütme işleminden önce muayene ile hastanın G noktası tespit edilir. G noktası dolgusu basit ve acısız bir işlem olmakla birlikte uygulamadan önce hastaya lokal anestezi yapılır. G noktasının tespitinin ardından liposuction ile alınmış olan yağ dokusu ya da hyaluronik asit içerikli dolgu maddesi belirlenen bölgeye enjekte edilir. Yaklaşık 10 dakika içerisinde tamamlanan G noktası büyütme işlemi sonucunda elde edilecek etki, yağ dokusu enjeksiyonun tercih edildiği durumlarda daha kalıcı olabilir. Ancak işlemin kalıcılığının kişinin yapısal özelliklerine ve enjekte edilen dolgu maddesinin özelliklerine göre kişiden kişiye değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır. G noktası büyüme işlemi kapsamında yapılan enjeksiyon genellikle 6 ay kalıcı olmakla birlikte bu süre sonunda belirli aralıklarla prosedür yenilebilir.

G noktası büyütme işleminden sonra hastalar günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebilirler. İşlemden 6 saat sonra cinsel ilişkide bulunulması mümkündür. G noktası büyütme, kadınların adet döngüsünü ya da doğurganlığını etkileyen bir işlem değildir. Aynı şekilde G noktası büyütme işleminden sonra tampon kullanma, lazer epilasyon ya da farklı genital estetik prosedürler uygulanması konusunda bir kısıtlama yoktur. 

G noktası büyütme vajinoplasti, labioplasti ve klitoris estetiği ile eş zamanlı olarak yapılabilmektedir. Cinsel haz üzerinde klitoris estetiği ve vajina daraltma da etkili olduğu için bazı durumlarda eş zamanlı işlemler yapılması tercih edilmektedir.


vajinal-daraltma.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal

Vajinal Daraltma (Vajinoplasti) Nedir?

Kadın anatomisinde vajina, kas ve bağ dokusundan oluşan, esnek yapısı sayesinde doğum ve cinsel ilişki gibi süreçlere uyum sağlayabilen bir organdır. Ancak zaman içerisinde bu dokuların elastikiyetini kaybetmesi, vajinal kanalın genişlemesine ve vajinanın eski sıkılığını yitirmesi durumuna yol açar. Vajinoplasti olarak da bilinen vajinal daraltma, bu gevşemiş dokuların cerrahi yöntemlerle yeniden şekillendirilmesi ve sıkılaştırılması işlemidir.

Bu operasyon sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda fonksiyonel bir iyileştirme sürecidir. Genişleyen vajinal kanal, cinsel birliktelik sırasında mekanik hazzın azalmasına ve partnerler arasında tatminsizliğe neden olabilir.

Operasyon sırasında, gevşemiş olan vajinal duvarlar ve çevre dokular dikkatle dikilerek kanalın çapı ideal seviyeye getirilir.

Vajinal Daraltma Kimler İçin Uygundur?

Vajinal daraltma operasyonu, yaşam kalitesini artırmak isteyen pek çok farklı yaş grubundaki kadına uygulanabilir. Özellikle doğum sonrası dönemde doku bütünlüğünün bozulduğunu fark eden anneler, bu yöntemin en sık başvurduğu gruptur. Ancak sadece doğum değil, yaşlanmaya bağlı hormonal değişimler de bu ihtiyacı doğurabilir.

Aşağıdaki durumları yaşayan kadınlar için vajinoplasti etkili bir çözüm sunar:

  • Normal doğum sonrası vajinal kanalın genişlemesi ve doku yırtıkları yaşayanlar.
  • Menopoz döneminde östrojen azalmasına bağlı olarak vajinal atrofiyi ve gevşemeyi hissedenler.
  • Kilo kaybı sonrası pelvik taban kaslarında zayıflama meydana gelen bireyler.
  • Cinsel doyumunu artırmak ve özgüvenini yeniden kazanmak isteyen kadınlar.
  • İdrar kaçırma (inkontinans) gibi fonksiyonel sorunlar yaşayanlar.
vajinal daraltma

Vajinal Daraltma Neden Yapılır?

Vajinal daraltma ihtiyacı genellikle fiziksel değişimlerin yarattığı duygusal ve fonksiyonel boşluktan kaynaklanır. Birçok kadın, vajinal kanalın genişlemesiyle birlikte cinsel birliktelik sırasında partnerine karşı duyduğu hazzın azaldığını fark eder. Bu durum, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda partnerler arasındaki duygusal bağı da etkileyebilen hassas bir süreçtir.

Dokuların esnekliğini yitirmesi, pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla birleştiğinde, idrar kaçırma gibi sağlık sorunları da eşlik edebilir.


Bu nedenle vajinoplasti, hem estetik bir dokunuş hem de pelvik sağlığı koruma amacı taşır.

Vajinal Daraltma Nasıl Yapılır?

Vajinal daraltma operasyonu, genel anestezi veya lokal anestezi altında gerçekleştirilen kontrollü bir cerrahi işlemdir. Ameliyat sırasında, vajinal kanalın iç kısmındaki gevşemiş olan dokular ve vajinal duvarlar dikkatle yeniden konumlandırılır. Gerekli görüldüğü takdirca, vajina girişindeki (labia minora) genişlemeler de düzeltilerek daha bütünsel bir estetik sonuç hedeflenir.

vajinal daraltma nasıl yapılır İşlem sırasında, gevşemiş olan vajinal duvarlar ve çevre dokular dikkatle dikilerek kanalın çapı ideal seviyeye getirilir.

Operasyon süresi genellikle 45 ile 90 dakika arasında değişmektedir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyat sonrası iyileşme süreci, hastanın yaşam tarzına ve operasyonun kapsamına göre değişiklik gösterse de, genellikle hızlı bir toparlanma dönemi beklenir. İlk birkaç gün hafif sızılar ve ödem oluşması normaldir.

Hastaların çoğu, operasyondan kısa bir süre sonra günlük rutinlerine dönebilirler; ancak ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak kritik önem taşır.

İyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  1. Cinsel ilişki için genellikle 6 haftalık bir bekleme süresi önerilir.
  2. Ağır kaldırma ve yoğun egzersizlerden ilk 1 ay uzak durulmalıdır.
  3. Hijyen kurallarına sıkı sıkıya uyulmalı, enfeksiyon riskine karşı doktor talimatları izlenmelidir.
  4. Doktorunuzun önerdiği kremler ve ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.

Vajinoplasti ve Vajinal Daraltma Arasındaki Farklar

Tıbbi literatürde bu iki terim sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, aslında vajinoplasti daha kapsamlı bir terimdir. Vajinal daraltma, daha çok vajinal kanalın iç kısmındaki dokuların sıkılaştırılmasına odaklanırken; vajinoplasti, vajina girişindeki (vulva) estetik düzeltmeleri de kapsayabilen geniş bir operasyon grubunu ifade eder.


Aşağıdaki tablo, iki kavramın odak noktalarını daha net anlamanıza yardımcı olabilir:

Özellik Vajinal Daraltma Vajinoplasti (Kapsamlı)
Odak Noktası Vajinal kanalın iç genişliği Vajinal kanal + Vajina girişi (Labia)
Temel Amaç Sıkılaşma ve daralma Hem daralma hem estetik şekillendirme
Dokular Vajinal duvarlar Vajinal duvarlar ve labia minora

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Vajinal daraltma ameliyatı iz bırakır mı?

Vajinoplasti operasyonları genellikle vajinanın iç kısmından yapıldığı için dışarıdan bakıldığında belirgin bir iz görülmez. Eğer vajina girişindeki (labia) dokulara müdahale edildiyse, bu izler zamanla ten rengine uyum sağlayarak neredeyse görünmez hale gelir.

Ameliyat sonrası ne zaman normal hayata dönebilirim?

Çoğu hasta, operasyondan yaklaşık 1-2 hafta sonra iş hayatına ve hafif günlük aktivitelere dönebilir. Ancak cinsel yaşamın normale dönmesi için dokuların tam iyileşmesi adına 6 hafta beklenmesi en sağlıklı yaklaşımdır.

Doğum sonrası ne kadar beklemeliyim?

Dokuların eski formuna dönmesi için genellikle doğumdan sonra en az 6 ay, ideal olarak ise 1 yıl beklenmesi önerilir. Bu süre, vücudun doğal iyileşme sürecini tamamlamasına olanak tanır.


Sonuç ve Uzman Görüşü

Vajinal daraltma, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda kadınların özgüvenlerini ve cinsel yaşam kalitelerini yeniden inşa etme sürecidir. Doğru planlanmış bir operasyon, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan kalıcı mutluluklar sağlayabilir.


Eğer siz de benzer endişeler yaşıyorsanız, kişisel ihtiyaçlarınıza en uygun tedavi planını oluşturmak için Op.Dr. Feryal Yıldız’nde uzman bir yaklaşımla yanınızdayız.
Detaylı bir ön görüşme ve size özel tedavi seçeneklerini değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Unutmayın, mahremiyet ve güven, bu sürecin en temel yapı taşlarıdır.


yag-enjeksiyonu.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal

Yağ Enjeksiyonu ile Doğal ve Kalıcı Gençleşme

Yüzdeki hacim kayıplarını gidermek veya vücut hatlarını yeniden şekillendirmek istediğinizde, vücudun kendi dokusunu kullanmak en güvenli yoldur. Yağ enjeksiyonu, kişinin kendi yağ hücrelerinin alınarak, hacim kaybı olan bölgelere yeniden transfer edilmesi işlemidir. Bu yöntem, sentetik dolgu maddelerine karşı hassasiyeti olanlar için mükemmel bir alternatiftir. Kendi dokunuz olduğu için dokuyla uyum süreci çok daha hızlı ve doğal ilerler.

İşlem sırasında kullanılan yağ hücreleri, enjekte edildikleri yeni bölgede beslenmeye ve yaşamaya devam eder. Bu durum, elde edilen sonucun kalıcılığını doğrudan etkileyen en kritik faktördür.

Eğer hücreler sağlıklı bir şekilde tutunursa, yüzünüzde veya vücudunuzda çok daha uzun süreli bir dolgunluk elde edersiniz.

Yağ Enjeksiyonu Nedir?

Yağ enjeksiyonu, temel olarak bir “autologous” (otolog) yani kişinin kendi dokusundan elde edilen bir dolgu tekniğidir. Vücudun yağ depolayan bölgelerinden (genellikle karın, bel veya basen) küçük bir kanül yardımıyla yağ dokusu alınır. Alınan bu yağlar, özel bir santrifüj veya filtrasyon işleminden geçirilerek saf yağ hücrelerine ayrıştırılır. Temizlenen yağlar, yüzdeki çöküntülere veya vücuttaki istenmeyen boşluklara milimetrik hassasiyetle yerleştirilir.

Bu prosedür sadece bir dolgu işlemi değil, aynı zamanda cildi besleyen bir yenileme sürecidir. Yağ hücreleri, içerdikleri büyüme faktörleri sayesinde enjekte edildikleri bölgedeki kolajen üretimini tetikler. Bu sayede sadece hacim kazanmaz, aynı zamanda cildinizin kalitesi de artar.

yag enjeksiyonu

Yağ Enjeksiyonu Neden Yapılır?

Yağ enjeksiyonu uygulamalarının arkasında yatan temel motivasyon, doğal bir estetik görünüm yakalamaktır. Yaşlanma süreciyle birlikte yüzdeki yağ yastıkçıkları erir ve kemik yapısı belirginleşir; bu da yorgun ve çökmüş bir ifadeye neden olur. Yağ transferi ile bu hacim kaybı telafi edilir. __KARG_BRAND__’da uyguladığımız bu yöntemle, hastalarımızın yüz hatlarını keskinleştirmek yerine, daha dolgun ve dinç görünmelerini sağlıyoruz.

Uygulama alanları sadece yüzle sınırlı değildir. Aşağıdaki durumlar için bu yöntem sıklıkla tercih edilir:

  • Yüzdeki derin kırışıklıkların ve çöküntülerin doldurulması.
  • El sırtındaki deri incelmesinin ve damarlı görünümün giderilmesi.
  • Meme estetiğinde hacim artırımı (augmentation).
  • Vücut şekillendirme (kalça dolgunlaştırma gibi).
  • Yara izlerinin veya ameliyat sonrası oluşan boşlukların onarılması.

Yağ Enjeksiyonu Kimler İçin Uygundur?

Bu işlem için en ideal adaylar, vücudunda transfer edilecek kadar yeterli yağ dokusuna sahip olan kişilerdir. Eğer çok zayıf bir yapınız varsa, yeterli miktarda yağ hücresi elde etmek zor olabilir. Ancak kilo verme sürecinde olan veya vücudunun belirli bölgelerinde fazlalık yaşayan hastalarımız için bu yöntem eşsiz bir fırsattır.

Özellikle 30-55 yaş arası, cilt elastikiyetini kaybetmeye başlamış ancak genel sağlık durumu yerinde olan kadınlar en başarılı sonuçları almaktadır. Ayrıca, doğum sonrası vücut formunu geri kazanmak isteyen anneler de bu yöntemi sıklıkla kullanmaktadır.

Yağ Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?

İşlem süreci genellikle lokal anestezi veya sedasyon altında gerçekleştirilir. İlk adım, yağın alınacağı bölgeye çok küçük bir kesi yapılarak ince bir kanül ile yağ dokusunun çekilmesidir. yağ enjeksiyonu nasıl yapılır Alınan yağlar, yağ hücrelerinin zarar görmemesi için çok nazik bir şekilde işlenir. Bu aşamada kullanılan teknik, hücrelerin hayatta kalma oranını belirleyen en önemli unsurdur.

İkinci aşamada, saflaştırılmış yağlar, yüzdeki veya vücuttaki hedef bölgelere çok küçük dozlar halinde, katman katman enjekte edilir. Katmanlı enjeksiyon tekniği, yağın homojen dağılmasını ve topaklanma riskinin minimuma inmesini sağlar. İşlem bittiğinde, herhangi bir dikiş izi kalmaz; sadece küçük giriş noktaları bulunur ve bunlar birkaç gün içinde kendiliğinden kapanır.

Yağ Enjeksiyonu ve Dolgu Maddeleri Karşılaştırması

Hastalarımız genellikle hyaluronik asit bazlı dolgular ile yağ enjeksiyonu arasında kararsız kalabiliyorlar. Her iki yöntemin de kendine has avantajları vardır ancak yağ enjeksiyonu daha kalıcı bir çözüm sunar.

Özellik Yağ Enjeksiyonu Hyaluronik Asit Dolgu
Malzeme Kaynağı Kişinin kendi dokusu Sentetik/Laboratuvar üretimi
Kalıcılık Yüksek (Yıllarca sürebilir) Geçici (6-18 ay)
Alerji Riski Yok denecek kadar az Çok düşük ama mümkün
Cilt Kalitesi Cildi besler ve yeniler Sadece hacim verir

İşlem Sonrası İyileşme Süreci

Yağ enjeksiyonu sonrası iyileşme süreci genellikle oldukça konforludur. İlk 2-3 gün hafif bir ödem (şişlik) ve morluk görülmesi normaldir. Bu durum, vücudun yeni dokuya uyum sağlama çabasının bir parçasıdır.


Hastalarımız genellikle 1 hafta içinde günlük rutinlerine dönebilirler. Ancak, enjekte edilen yağın hayatta kalma oranını artırmak için ilk birkaç hafta boyunca bölgeye sert baskı yapmaktan kaçınmak gerekir.

Önemli bir not: Enjekte edilen yağın bir kısmı vücut tarafından emilebilir. Bu nedenle, nihai sonucun tam olarak oturması için yaklaşık 3 ila 6 ay beklemek gerekir. Bu süreçte cildinizdeki değişimi gözlemlemek heyecan verici olacaktır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Risk Yönetimi

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, yağ enjeksiyonunda da başarı, cerrahın tecrübesine ve kullanılan tekniğin hassasiyetine bağlıdır. Yağ hücrelerinin çok fazla basınçla enjekte edilmesi veya çok büyük miktarlarda tek seferde verilmesi, hücrelerin beslenmesini engelleyerek kaybın artmasına neden olabilir.


Doğru planlanmış bir işlemde enfeksiyon veya doku kaybı gibi riskler minimum düzeydedir.


Başarılı bir sonuç için steril koşulların sağlanması ve yağın işlenme aşamasındaki titizlik hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yağ enjeksiyonu sonrası sonuçlar ne zaman kalıcı olur?
Enjekte edilen yağın bir kısmı ilk haftalarda vücut tarafından emilir. Kalan hücreler ise kalıcıdır. Tam sonucu görmek için 3-6 ay beklemelisiniz.

İşlem sırasında ağrı hisseder miyim?
Lokal anestezi uygulandığı için işlem sırasında ağrı hissetmezsiniz. İşlem sonrası hafif bir hassasiyet olabilir, bu da basit ağrı kesicilerle kontrol edilebilir.

Yağ enjeksiyonu ile yüzümü çok değiştirebilir misiniz?
Amacımız yüzünüzü başka birine dönüştürmek değil, mevcut hatlarınızı daha canlı ve genç göstermektir. Doğallıktan ödün vermeden hacim kazandırıyoruz.

Doğal Güzelliğinizi Yeniden Keşfedin

Kendi dokunuzun gücüyle, daha genç ve enerjik bir görünüme kavuşmak sizin elinizde. Yağ enjeksiyonu, estetik kaygılarınızı doğal bir şekilde gidermek için en etkili yöntemlerden biridir.

Eğer siz de yüzünüzdeki veya vücudunuzdaki hacim kaybından şikayetçiyseniz, size özel hazırlayacağımız tedavi planı için Op.Dr. Feryal Yıldız’da randevunuzu oluşturabilirsiniz. Gelin, hayal ettiğiniz doğal görünümü birlikte tasarlayalım.


yanak-dolgusu-1.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal

Yüz Hatlarını Belirginleştiren Yanak Dolgusu

Yüzün orta kısmındaki hacim kaybı, yaşlanma belirtilerinin en belirgin göstergelerinden biridir. Elmacık kemiklerinin belirginleşmesi ve yüzün daha diri görünmesi için uygulanan yanak dolgusu, cerrahi bir müdahale gerektirmeden yüz konturlarını yeniden şekillendirmeyi sağlar. Doğru planlanmış bir uygulama, sadece hacim kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda yüzün alt kısmındaki sarkmaları yukarı doğru çekerek daha dinç bir ifade sunar.

Klinik pratiğimizde, her hastanın anatomik yapısını tek tek analiz ederek ilerliyoruz. Yanak bölgesine yapılan enjeksiyonlar, sadece dolgunluk değil, aynı zamanda bir denge arayışıdır. Eğer yüzünüzün orta kısmında bir çökme hissediyorsanız, bu işlem tam da aradığınız dokunuş olabilir.

Yanak Dolgusu Nedir?

Yanak dolgusu, hyaluronik asit bazము materyallerin, cildin alt katmanlarına kontrollü bir şekilde enjekte edilmesi işlemidir. Bu madde, vücudun doğal yapısında bulunan bir şeker molekülüdür ve su tutma kapasitesi sayesinde dokuya hacim kazandırır. Uygulama sırasında elmacık kemiği hattı (malar bölge) ve yanak çukurları hedef alınarak, yüzün orta üçgeni yeniden yapılandırılır.

Bu prosedür, sadece hacim artışı değil, aynı zamanda yüzdeki asimetriyi gidermek için de kullanılır. Bir tarafın daha düşük veya daha sönük görünmesi durumunda, dolgu ile bu fark kapatılarak simetrik bir yüz hattı elde edilir.

Yanak Dolgusu Neden Yapılır?

Zamanla yer çekiminin etkisiyle yüzdeki yağ dokusu aşağı doğru yer değiştirir. Bu durum, elmacık kemiklerinin sönükleşmesine ve ağız kenarlarında derinleşen çizgilerin oluşmasına neden olur. Yanak dolgusu, bu kaybı telafi ederek yüzün orta kısmına ihtiyaç duyulan desteği geri kazandırır.

Uygulamanın temel amaçlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Elmacık kemiklerini daha belirgin ve çıkık hale getirmek.
  • Yüzdeki çökük bölgeleri doldurarak daha genç bir görünüm sağlamak.
  • Yüzün orta kısmındaki hacim kaybını gidererek yüzü yukarı çekmek (lifting etkisi).
  • Yüz asimetrilerini minimize ederek daha dengeli bir yüz hattı oluşturmak.

Yanak Dolgusu Kimler İçin Uygundur?

Bu işlem, yüzünde hacim kaybı yaşayan ve daha keskin yüz hatları isteyen her yaş grubundaki bireyler için idealdir. Özellikle 30’lu yaşların sonundan itibaren başlayan kolajen kaybı, bu tür medikal estetik dokunuşları zorunlu kılabilir. __Khtm_PRESERVE_SC_2__

Aşağıdaki durumları yaşayan hastalarımız genellikle en iyi sonuçları almaktadır:

  1. Elmacık kemikleri sönük ve düz görünenler.
  2. Yüzün orta kısmında belirgin çukurluklar olanlar.
  3. Yaşlanmaya bağlı olarak yüz hatları belirsizleşenler.
  4. Ameliyatsız bir yüz germe etkisi arayanlar.

Yanak Dolgusu Avantajları Nelerdir?

Yanak dolgusu uygulaması, hastalarımıza hızlı ve etkili bir değişim sunar. Cerrahi bir operasyonun getirdiği iyileşme süreci, dikiş izi veya genel anestezi riski gibi faktörler bu yöntemde bulunmaz. İşlem biter bitmez günlük hayatınıza dönebilirsiniz.

Avantajları daha detaylı incelemek gerekirse:

  • Anında Sonuç: Uygulama tamamlandığında değişim aynada hemen görülür.
  • Doğallık: Hyaluronik asit kullanımı sayesinde yüz ifadesi donuklaşmaz, doğal bir dolgunluk sağlanır.
  • Minimum İnvaziv: Sadece küçük iğne girişleri ile işlem tamamlanır.

Yanak Dolgusu Nasıl Yapılır? Uygulama Süreci

İşlem öncesinde yüzünüzün anatomik yapısı, kemik yapınız ve yumuşak doku kaybınız titizlikle incelenir.

Bu aşamada, dolgunun hangi noktalara, hangi derinlikte yerleştirileceği planlanır. Uygulama yapılacak bölge, steril koşullarda lokal anestezik kremlerle uyuşturulur; böylece konforunuz en üst düzeyde tutulur.

İnce kanüller veya iğneler aracılığıyla, hyaluronik asit bazlı dolgu maddesi belirlenen noktalara enjekte edilir. İşlem genellikle 15 ila 30 dakika sürer.

Uygulama sonrasında hafif bir ödem veya küçük morluklar oluşabilir, ancak bunlar birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Yanak Dolgusu ve Diğer Uygulamalar Karşılaştırması

Dolgu uygulamalarını diğer yöntemlerle kıyaslamak, beklentilerinizi doğru yönetmenize yardımcı olur. Aşağıdaki tablo, en sık karşılaştırılan yöntemleri özetlemektedir:

‘];

Özellik Yanak Dolgusu Yüz Germe Ameliyatı
İyileşme Süresi Çok Kısa (1-3 gün) Uzun (1-2 hafta)
Anestezi Tipi Lokal Anestezi Genel Anestezi
Kalıcılık 6-18 Ay Yıllarca
İz Kalma Riski Yok Düşük (Skar dokusu)

Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Sonrası Bakım

İşlem sonrası elde edilen sonucun kalıcılığını artırmak ve komplikasyon riskini azaltmak için bazı kurallara uymak kritiktir. İlk 24 saat boyunca uygulama yapılan bölgeye sert masaj yapmaktan kaçınmalısınız.


Ayrıca, aşırı sıcak banyo, sauna veya yoğun egzersiz gibi vücut ısısını artıracak aktivitelerden birkaç gün uzak durmanız önerilir.

Doktorunuzun önerdiği bakım rutinini takip etmek, ödemin daha hızlı inmesini sağlar. Eğer işlem bölgesinde aşırı kızarıklık veya beklenmedik bir ağrı hissederseniz, vakit kaybetmeden Op.Dr. Feryal Yıldız’in uzman ekibine danışmalısınız.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Yanak dolgusu ne kadar süre kalıcıdır?
Kullanılan dolgunun yoğunluğuna ve vücudun metabolizma hızına bağlı olarak sonuçlar genellikle 12 ila 18 ay arasında kalıcılık gösterir.

İşlem sırasında ağrı hisseder miyim?
Uygulama öncesi sürülen lokal anestezik kremler sayesinde işlem oldukça konforlu geçer; çoğu hastamız sadece hafif bir basınç hissettiğini belirtir.

Dolgu sonrası hemen işe dönebilir miyim?
Evet, yanak dolgusu sosyal hayatı kesintiye uğratmayan bir işlemdir. Çok hafif bir şişlik dışında hemen günlük rutinlerinize dönebilirsiniz.

Yüz hatlarınızda daha belirgin, daha genç ve daha dinç bir görünüm elde etmek için profesyonel bir dokunuşa ihtiyacınız varsa, Op.Dr. Feryal Yıldız’in uzmanlığıyla tanışın. Kişiye özel analiz ve doğru planlama ile hayal ettiğiniz doğal görünümü birlikte tasarlayalım.

Hemen randevunuzu oluşturun ve değişimi başlatın!




yanak dolgusu





yanak dolgusu nasıl yapılır


postbariatrik-estetik-giris.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal
postbariatrik estetik girişimler

Obezite birçok tıbbi problemle doğrudan ilişkisi bulunan ve tedavisi zor olabilen kronik bir hastalık olarak kabul edilir. Bariatrik cerrahi prosedürler sayesinde; uygulamaya engel bir durumu olmayan hastaların sindirim sistemlerinde yapılan kalıcı ya da geçici değişikliklerle kilo verme süreçlerinin kolaylaştırılması hedeflenir. Bariatrik cerrahi düzenli diyet ve egzersizle kilo veremeyen ve fazla kilo kaynaklı sağlık sorunları yaşayan kişilere uygulanabilir. Vücut Kitle İndeksi değeri 25’in üzerinde olanlar kilolu, 30’un üzerinde olanlar ise obezite hastası olarak tanımlanırlar. Vücut kitle indeksi kişinin boy ve kilo değerleri ile hesaplanır.

Morbid obezlerin ciltleri vücutlarındaki fazla yağı barındıracakları şekilde gerildiğinden hasar görebilir. Cilt aşırı gerilme sonucu elastikiyetini kaybeder. Kişilerin dramatik kilo kaybı sonrasında vücutlarının yeni şekline cilt uyum sağlayamaz. Bunun sonucunda ciddi boyutta cilt sarkmaları olur. Sarkan deri yalnızca estetik görünümü bozmakla kalmaz aynı zamanda enfeksiyon gelişmesi ve kızarıklık gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. Bu nedenle dramatik kilo kaybı sonrası hastalara postbariatrik vücut şekillendirme ameliyatları uygulanması gerekir.

Postbariatrik Estetik Girişimler Nedir?

Bariatrik cerrahi sonrasında dramatik kilo kaybı görülen hastaların vücutlarında meydana gelen deformasyonların ve sarkmaların giderilmesi için uygulanan ve kombine estetik niteliği taşıyan vücut şekillendirme prosedürlerine postbariatrik cerrahi adı verilir.

Postbariatrik estetik girişimler hasta özelinde planlanır ve kombine nitelik taşıyabilir. Bu kapsamda; meme, sırt ve kol bölgelerine; kalça, bel ve karın bölgelerine, yüz ve boyun bölgelerine birlikte müdahale edilebilmektedir. Postbariatrik estetik girişimler sayesinde birden fazla operasyonun tek bir ameliyat ile gerçekleştirilmesi mümkündür. Farklı bölgelerde aynı anda yapılan operasyonlar sonucu bir kez anestezi alınmasının yanı sıra iyileşme sürelerinin eş zamanlı gerçekleşmesi avantajı vardır. 

Hastanın çeşitli anestezi ve cerrahi komplikasyonlarla karşılaşma riskinin azaltılabilmesi için tercih edilen her ameliyat arasında 4 ile 6 ay arasında süre olmasıdır. Ancak kişi özelinde yapılan değerlendirmeler ve ihtiyaçlar neticesinde bu konuda değişiklik olabilir. 

Postbariatrik estetik girişimler kapsamında kombine estetik planlaması yapılırken hastanın genel sağlık durumunun yeni bir operasyona uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Hastanın kilo stabilizasyonunu koruyup korumadığı titizlikle değerlendirilmelidir.



Postbariatrik Estetik Girişimler Neden Yapılır?

Postbariatrik estetik girişimler, dramatik kilo kaybını takiben oluşan fazlalıkların azaltılması ya da ortadan kaldırılması için uygulanır. Vücut şekillendirme prosedürleri sayesinde altta yatan dokunun şekli ve formu iyileştirilir. Sarkan fazla yağ ve cilt giderilir. Böylece pürüzsüz vücut konturları ve daha estetik bir görünüme kavuşulması sağlanır.

Postbariatrik cerrahi prosedürleriyle aşırı kilo kaybından dolayı vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkan sarkmaların ve gevşemelerin giderilmesiyle kişi estetik açıdan hoş olmayan kötü görünümden kurtulur. 



Postbariatrik Estetik Girişimler Kimler İçin Uygundur?

Postbariatrik estetik girişimler;

  • Bariatrik cerrahi sonrası hedeflenen kiloya ulaşan,
  • Kilosunu 12-18 ay süreyle sabit tutmak kaydıyla kilo kontrolünü sağlayan,
  • Vücudunda bariatrik cerrahi sonrasında meydana gelen sarkmaların ve deformasyonların giderilmesini isteyen,
  • Belirli bölgelerde deri fazlalığı olmasını karşın aşırı yağ birikimi minimum ölçüde olan,
  • Kombine ameliyatlar uygulanmasına engel bir genel sağlık sorunu olmayan,
  • Operasyon ile ilgili gerçekçi beklentilere sahip olan kişilere uygulanabilir.

Postbariatrik Estetik Girişimler Nasıl Yapılır?

postbariatrik estetik girişimler neden yapılır

Postbariatrik estetik girişimler ihtiyaçlara göre kişi özelinde planlanır. En sık uygulanan vücut şekillendirme prosedürleri meme dikleştirme, kol germe, alt vücut germe ve karın germedir. 

Kol germe ameliyatında üst kolun alt kısmı koltuk altı bölgesinden dirseğe kadar yeniden şekillendirilerek aşağı doğru aşırı sarkma olan cilt azaltılır. Üst kolun şeklini tanımlayan alttaki destek doku sıkılaştırılır ve pürüzsüzleştirilir. Aynı zamanda üst kol bölgesinde bulunan lokalize yağ cepleri azaltılır. Kol germe ameliyatında çıkarılacak olan derinin yerine ve miktarına göre uygulanacak olan kesinin uzunluğu ve şekli belirlenir. Operasyon kapsamında fazla yağın doğrudan eksize edilmesi ya da liposuction prosedürü uygulanması tercih edilebilir. Kol germe ameliyatı tek başına uygulanabileceği gibi kombine estetik ameliyatların bir parçası da olabilir.

Meme dikleştirme ameliyatında fazla deri çıkarılıp göğüs yeniden şekillendirildikten sonra yeni meme formunun desteklenmesi için çevredeki dokular desteklenerek prosedür tamamlanır. Memelerin büyüklüğünde çok ciddi değişiklikler yaratmayan bu prosedürün hangi teknikle gerçekleştirileceği; göğsün boyutu ve şekli, meme başının boyutu ve konumu, meme sarkmasının derecesi, fazla cilt miktarı ve cilt elastikiyeti gibi etkenlere göre belirlenir. Belirlenen tekniğe göre kesi yapılarak meme dokusu kaldırıldıktan sonra meme sıkılığının ve konturunun iyileştirilebilmesi için yeniden şekillendirme yapılır. Meme ucunun yeniden konumlandırılabildiği ameliyat sırasında eğer areola genişlediyse deri çevresinden eksize edilerek küçültülebilmektedir. Elastikiyet kaybının giderilebilmesi için fazla göğüs derisinin alınması söz konusu olabilir.

Alt vücut germe ameliyatı kalça ve uyluk bölgesindeki fazla derinin ve sarkmaların giderilmesi için uygulanabilir. İç uyluk germe ameliyatından kasıktan dize uzanan bir kesi yapılır. İhtiyaç durumunda liposuction uygulanabilir. Dış uyluk ve kalça bölgesinde yapılacak iyileştirmeler için farklı kesi tekniği kullanılır.

Popo bölgesine uygulanacak olan estetik cerrahi prosedürler belirlenirken genetik özellikler ön plandadır. Bazı hastalarda popo bölgesinde toparlanmanın sağlanması için fazla derinin kesilmesi yeterli olmakla birlikte bazı hastalarda düz popo görünümünün giderilebilmesi için yağ enjeksiyonu yapılması ya da implant yerleştirilmesi gerekliliği oluşabilir.

Karın germe yani abdominoplasti prosedüründe fazla yağ ve cilt alınarak daha sıkı ve pürüzsüz bir karın görünümüne kavuşulur. Tam karın germe ameliyatında bikini hattı boyunca yatay kesi yapılır. Çıkarılacak olan deri miktarı kesinin şeklini ve uzunluğunu belirler. Karın derisi kaldırılıp altındaki kaslar onarılır. Eğer üst karın bölgesinde fazla deri varsa göbek çevresinde ikinci bir kesi ihtiyacı oluşabilir. Üst karın derisi aşağı çekildikten sonra fazla deri kesilip dikiş atılır. Yeni bir göbek deliği oluşturularak ameliyat tamamlanır.

Tüm cerrahi prosedürlerden sonra olduğu gibi postbariatrik estetik girişimlerden sonra da ağrı görülmesi olasıdır. Ancak oluşan ağrı doktor tarafından reçete edilen basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilecek düzeydedir. 

Post bariatrik cerrahi sonrası iyileşme süresi uygulanan ameliyatın türüne ve kapsamına göre değişiklik gösterebilir. Kesilere pansuman ya da bandaj uygulanabildiği gibi geçici olarak drenlerin yerleştirilmesi de söz konusu olabilir. Hastaların ameliyat türüne göre 1-3 ay arası değişen sürelerle korse giymesi gerekliliği oluşabilir. Uygulanan cerrahi prosedürden bağımsız olarak sağlıklı ve hızlı bir iyileşme sürecinin yaşanabilmesi için doktor tarafından reçete edilen ilaçlar düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Postbariatrik estetik girişimler sonrasında genellikle 1 ay sonra hafif bir programla spor yapmaya başlanabilir. Ancak bu konuda doktor onayı mutlaka alınmalı ve zaman içinde yine doktor onayıyla olmak kaydıyla program kademeli olarak ağırlaştırılmalıdır.


uyluk-germee.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal

Uyluk Germe ile Daha Sıkı ve Formda Bacaklar

Bacakların iç kısmında biriken fazla deri ve yağ dokusu, sadece estetik bir problem değil; bazen yürürken sürtünmeye bağlı cilt tahrişlerine, hatta hareket kısıtlılığına yolça açan fiziksel bir yük haline gelebilir. Uyluk germe operasyonu, bu bölgedeki gevşekliği gidermek ve bacak hattını yeniden belirginleştirmek için en etkili cerrahi yöntemlerden biridir.

Doğru planlanmış bir uyluk germe işlemi sayesinde, bacakların daha atletik, gergin ve pürüzsüz bir görünüme kavuşması hedeflenir.

Özellikle aşırı kilo kaybı yaşayan veya yaş alma süreciyle elastikiyetini yitiren bireylerde, bu operasyon bacak formunu stabilize eder.

Uyluk Germe Nedir?

Tıbbi literatürde “medial thigh lift” olarak adlandırılan uyluk germe, uyluk bölgesindeki sarkmış deri ve fazla yağ dokusunun cerrahi yöntemlerle çıkarılmasıdır. Bu işlem, sadece yüzeydeki deriyi düzeltmekle kalmaz; alt dokulardaki gevşekliği de minimize ederek bacağın anatomik yapısını daha keskin hatlarla ortaya çıkarır.

uyluk germee

uyluk germe nasıl yapılır




















sakak-dolgusu-1.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal
şakak dolgusu

Temporal bölgedeki hafif çukur bölgeye şakak adı verilir. Şakak bölgesindeki yağ dokusu zaman içinde çeşitli nedenlerle yok olunca yüz aşağı çekilir, alın ve kaş bölgesinde çöküntüler ve sarkmalar meydana gelir. 

Bölgedeki deri ince bir yapıda olduğundan mimikler ve yaş alma gibi etkenler kırışıklık oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Şakaklardaki çökme sonucunda alın ve kaş bölgesi gözle görülür bir şekilde daralır, çukurun ön sınırını oluşturan göz dış kemiği belirginlik kazanır. Ayrıca göz kapağında sarkmalar da oluşabilir. 

Şakak dolgusu, enjeksiyonun yapıldığı bölgenin özellikleri dolayısıyla son derece dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Dolgu enjeksiyonunun elmacık kemikleri ile orantılı olması ve yüzün proporsiyonunu bozmaması doğal görünümün bozulmaması adına çok önemlidir. Bu nedenle şakak dolgusu enjeksiyonu bu konuda uzman ve deneyimli doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir.

Şakak Dolgusu Nedir?

Baş bölgesinin her iki yanında, kulak, göz ve alın arasında yer alan çukurumsu bölgeye şakak denilir. Şakak bölgesinde yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte doku kayıpları ve çökmeler görülmeye başlar. Bu tür sorunların giderilmesi için kullanılabilecek en etkili yöntem şakak dolgusudur. Şakak dolgusu prosedüründe; hyaluronik asit içerikli dolguların enjekte edilmesiyle derinleşmiş kırışıklıklar giderilir, cilt altında meydana gelen çökmeler dolgunlaştırılır ve şekillendirilir.

Şakak dolgusunun doğru teknikle ve doğru dolgu malzemesi kullanılarak uygulanması çok önemlidir. Kullanılan dolgu malzemesinin özellikleri, şakak dolgusu enjeksiyonundan sonra nasıl bir sonuç elde edileceği konusunda belirleyici bir faktördür. Bu nedenle şakak dolgusu prosedüründe genellikle hyaluronik asit içerikli dolgu maddelerinin kullanılması tercih edilir. Şakak dolgusu enjeksiyonunun başarılı olabilmesi için uygulamadan sonra bölgede pürüzsüz bir görünüm elde edilmesi gerekmektedir. 

Şakak dolgusu enjeksiyonu sırasında olması gerekenden fazla dolgu maddesi verilirse şakak bölgesindeki hacmin çok fazla artması ve şakak bölgesinin gereğinden çok daha fazla bir şekilde hacimli görünmesi gibi istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalınabilir. 



Şakak Dolgusu Neden Yapılır?

Şakaklar insan yüzünde yaş almanın etkilerinin görülmeye başladığı ilk bölgelerden biridir. Yaş almayla birlikte kemik dokuda kayıp, kas tonusu ve hacminde azalma, yağ dokuda erime, ciltte de incelme meydana geldiğinden şakak bölgesi çökük bir görünüm alır. Şakaklarda meydana gelen çökmenin ve hoş olmayan görünümün giderilmesi için şakak dolgusu enjeksiyonu uygulanır. Böylece zaman içinde çöken şakak bölgesinin sağlıklı, canlı ve genç bir görünüm elde etmesi sağlanır.

Zaman içinde şakaklarda oluşan çökme yüz simetrisini bozmakla kalmaz aynı zamanda yüzde sağlıksız bir görünüm meydana gelmesine zemin hazırlar. Bu bölgeye uygulanacak şakak dolgusu enjeksiyonu sayesinde yüzdeki kemiksi görünüm ortadan kaldırılır. Şakak çukuru ve elmacık kemiği arasındaki doğal devamlılığın korunması sağlanır. Aynı zamanda kaş ve üst göz kapağı lateralindeki sarkma giderilir. Bunun sonucunda yüze oval bir görünüm kazandırılması mümkün olur.

Şakak Dolgusu Kimler İçin Uygundur?

Şakak dolgusu 18 ile 65 yaş arasında olan, şakak bölgesinin görünümü ile ilgili şikayetleri olan ve genel sağlığında uygulamaya engel bir durum olmayan kişilere uygulanabilir. Şakak dolgusu hem erkeklere hem kadınlara yapılabilir. Bununla birlikte şakak bölgesindeki kayıplar genellikle 40’lı yaşlarda başladığından şakak dolgusu prosedürünün çoğunlukla 40 yaş üzeri hastalara uygulanması söz konusu olmaktadır.

Şakak dolgusu;

  • Şakaklardaki çökme görüntüsünün oluşması,
  • Üst göz kapaklarının dış kısımlarında sarkmaların görülmesi,
  • Kaşların dış kısmında sarkmalar meydana gelmesi,
  • Göz çevresindeki kemiklerin belirginlik kazanması,
  • Yüzün oval görüntüsünün bozulması durumlarında uygulanabilir.

Bununla birlikte şakak dolgusu prosedürü;

  • Hamilelik ve emzirme döneminde olan,
  • Kontrol altına alınamayan diyabet hastalığı olanlara,
  • Damar tıkanıklığı, kan pıhtılaşma bozukluğu, cilt enfeksiyonu olanlara,
  • Geçmişte felç geçirmiş olanlara,
  • Enjekte edilecek dolgu maddesine karşı alerjisi olan kişilere uygulanamaz.



Şakak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Şakak dolgusu; şakakların yeniden şekillendirilmesi ve eski hacminin yeniden kazandırılması amacıyla uygulanan bir medikal estetik prosedürüdür. Acısız, ağrısız, pratik ve kolay uygulanabilen bir işlemdir. Şakak dolgusu enjeksiyonundan önce uygulama bölgesine lokal anestezik etkili krem sürülerek yaklaşık 10-15 dakika beklenir. Daha sonra bölge antiseptik solüsyonla dezenfekte edilir.

Dolgu malzemesi kişinin ihtiyacına göre belirlenen dozlarla uygulama bölgesine enjekte edilir. Şakak dolgusu enjeksiyonundan sonra etki hemen görülebilmekte ve hasta günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebilmektedir. Şakak dolgusu prosedürü tek seansta tamamlanmakla birlikte kontrol muayenesinde gerek görülmesi durumunda ek enjeksiyon yapılabilir.

Şakak dolgusu enjeksiyonunun ortalama kalıcılık süresi 12 ile 15 aydır. Prosedürün sonuçlarının uzun süre kalıcı olmasının nedeni; şakak bölgesinin hareketli bir bölge olmaması ve dolgu maddesi enjeksiyonunun geniş bir bölgeye yapılmasıdır. Dolgu enjeksiyonunun kalıcılık süresi kullanılan dolgu maddesine, uygulanan doza ve kişisel özelliklere göre değişiklik gösterebilir.

Enjeksiyondan sonra bölgede hafif düzeyde kızarıklık ve şişme görülebilir. Bu durum birkaç saat içerisinde kendiliğinden düzelir. Uygulamadan sonraki 24 saat bölge su ile temas ettirilmemeli, spor yapılmamalı, hamam ve sauna gibi aşırı sıcak ortamlarda bulunulmamalı, alkol ve sigara kullanmamaya özen gösterilmelidir. Bunların yanı sıra bol miktarda su tüketilmeli ve doğrudan güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır.

Şakak Dolgusu Avantajları Nelerdir?

şakak dolgusu avantajları

Şakak dolgusu enjeksiyonu mimik kullanımına bağlı olarak şakak bölgesinde ortaya çıkan çizgilerin yok edilmesini sağlar. Uygulama sonrasında şakaklarda dinç ve hacimli bir görünüme kavuşulur. Kaşlarda ve alında toparlayıcı ve kaldırıcı etki şakak dolgusu enjeksiyonu ile elde edilebilmektedir. Şakak dolgusu prosedürü ile şakak bölgesindeki asimetrinin bozulmasına neden olan bölgelerin doldurulması sonucunda orantılı bir görünüme sahip olunabilir. Şakaklardaki çökme görüntüsü düzeltilerek yüzü daha oval bir görüntüye kavuşturulur. Üst göz kapaklarındaki ve kaşların dış kısımlarındaki sarkmalar giderilir. Göz çevresinde bulunan kemiklerin belirginliğinin azaltılmasıyla bakışlara derinlik kazandırılır.


sirt-germe.jpg

Ocak 3, 2022 by feryal
sırt germe

Aşırı kilo kaybı, yaş alma, hormonal değişiklikler ve yer çekiminin etkisi nedeniyle deride ve deri altı dokularında önemli ölçüde hacim artışı, kas gevşemesi ve deri elastikiyeti azalması meydana gelebilir. Kilo verme sonrasında bu dokuların miktarında büyük ölçüde azalma meydana gelmekle birlikte derinin, deri altı yağ dokusunun ve bölgesel kasların yeterince toparlanması söz konusu değildir. Genişlemeye bağlı olarak derinin elastik lifleri birbirinden ayrıldığı için genellikle hoş bir görünümü olmayan derin çatlaklar ve sarkmalar ortaya çıkar. Bu sayede deride diyet ve egzersiz ile düzelmesi mümkün olmayan yağ birikimi ile deri sarmasına ve kaslardaki gevşemeye bağlı şekil bozukluğu görülmeye başlar.

Sırt Germe Tedavisi Nedir?

Sırt bölgesindeki fazla yağın ve sarkan derinin ortadan kaldırılması, alt ya da üst sırtın konturlarının düzeltilmesi için uygulanan estetik cerrahi prosedürüne sırt germe adı verilir. Sırt germe genellikle diğer vücut germe prosedürleriyle kombine bir şekilde uygulanmaktadır.

Her iki kürek kemiğinin olduğu bölge, enseye doğru ve aşağıdaki bel oyuntusuna kadar uzanan bölge ile her iki memeden koltuk altına kadar uzanan bölge sırt bölgesidir. Genel olarak yağ birikimine ve genişlemeye uygun olan sırt bölgesi yapısal olarak da yağlanmaya uygun olabilir. Bunun sonucunda erkeksi bir görünüm ortaya çıkar. Bu vücut tipine genellikle iri memeler ve dar kalça yapısı eşlik eder.

Sırt germe ameliyatından elde edilen sonuçlar genellikle kalıcıdır. Ancak kilo alma ya da yaşlanma gibi etkenlere bağlı olarak zaman içinde yeni sarkmalarla karşı karşıya kalınması riski söz konusu olabilir. Sırt, karın ve yüz bölgeleri için uygulanmakta olan germe ameliyatları genellikle 50’li yaşlardan sonra uygulanır. Bununla birlikte kişinin sık sık kilo alıp vermesi ya da liposuction ameliyatından sonra vücuttaki sarkmanın önlenmesi istendiği durumlarda sırt germe ameliyatı daha erken yaşlarda da yapılabilir. Bu nedenle sırt germe ameliyatının yapılıp yapılamayacağına dair kararın hasta özelinde verildiğini söylemek doğru olabilir.



Sırt Germe Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sırt germe ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilir. Operasyon sırasında hastanın; koltuk altı, meme yanları, kürek kemiklerinin üzerindeki alan ve bazı durumlarda meme altına doğru uzanan sutyen hattı bölgesindeki fazla yağlar çıkarılır. Uygulamanın amacı hastanın sırt bölgesinin küçültülmesinin sağlanmasıdır. Bazı durumlarda bunun için yalnızca yağ alınması yeterli gelmediğinden özellikle dramatik kilo kaybı olan hastalarda sutyen hattı bölgesinden kürek kemiklerine kadar uzanan hat boyunca olan fazla deri alınarak deri germe işlemi uygulanır.

Sırt çevresinde çeşitli nedenlere bağlı olarak oluşan gevşek deriler, dokular yetersiz kaldığından toparlanamayınca sırt germe operasyonuna gereksinim duyulur. Prosedür sırasında  sırt bölgesine ve omuz alanlarına liposuction uygulanır. Yatay ya da dikey kesi yapılır. Bölgedeki sinirlere ve dokulara zarar verilmeden kaslar sıkılaştırılır. 

Operasyon tamamlandıktan sonra cerrahi uygulama bölgesinin üzerine yapıştırıcı bantlar yerleştirilir ve hastaya vücut korsesi giydirilir. Cilt altında kan ve sıvı birikiminin önlenmesi için dren yerleştirilebilir. Enfeksiyon oluşumu riski ve sağlıklı yara iyileşmesi açısından hasta erken dönemde kontrol altında tutulur. Bu dönemde hastanın reçete edilen ilaçları düzenli bir şekilde kullanması çok önemlidir.

İyileşme sürecinde özellikle dik pozisyonda durulurken öne doğru aşırı germe hareketleri yapmaktan kaçınılmalıdır. Sırt germe ameliyatı sırasında bölgede açılan kesilerin boyutları mevcut sarkık derinin boyutlarına göre kişi özelinde değişiklik gösterebilir. Kesi izleri kalıcı olmayıp zaman içinde silik ve belirsiz bir görünüm alabilirler.

Sırt germe estetiği ameliyatından sonra iyileşme süresi hasta özelinde değişiklik göstermektedir. Prosedürden sonra 4 hafta süreyle yara yerleri sporcu korsesi kullanımıyla desteklenir. Sırt germe ameliyatından genellikle 3 gün sonra hastalar duş yapmaya başlayabilirler. Uygulama bölgesinde meydana gelen morluklar genellikle ameliyattan sonraki 10 gün içinde tamamen ortadan kalkar. İlk 4 hafta boyunca aktif spor yapmaktan kaçınılması gerekir. 



Sırt Germe Tedavisi Kimler İçin Uygundur?

Sırt germe genel sağlık durumu iyi ve vücut kitle indeksi 30’un altında olan kişilere uygulanabilir. Sırt bölgesinde yoğun derecede yağ birikimi olan, derisinde estetik görünümü bozan çatlaklar ve sarkmalar, sırt derisinde ve kaslarında gevşemeler olan, cilt ve cilt altı dokusu iç çamaşırı, mayo ve elbiselerden taşan kişilere sırt germe estetiği uygulanabilir.

Sırt germe tedavisi için en iyi adaylar; sırtlarındaki gevşek, sarkık deriden ve yağ rulolarından rahatsız olan kişilerdir. Yaş almaya bağlı olarak kadınlarda ve erkeklerde sırt yağlanması ve cilt gevşemesi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Cilt sarkması özellikle obezite cerrahisi uygulanmış ve dramatik kilo kaybı oluşmuş kişilerde önemli bir sorun haline gelebilir.

Sırt Germe Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

sırt germe tedavisi hangi durumlarda uygulanır

Sırt bölgesinde fazlalık oluşması durumunda bölgede kaba bir görünüm meydana gelir. Kadınlar özellikle sırt bölgesini açıkta bırakan elbiseler giydikleri zaman sırttaki dolgunluk ve koltuk altına doğru uzanan taşma nedeniyle estetik açıdan rahatsız edici bir görünümle karşı karşıya kalabilirler. Oluşan estetik kaygı dolayısıyla bu aşamada pek çok kadın sırt estetiği ameliyatı yaptırmayı tercih etmektedir.

Hastaların vücutlarının daha estetik bir görünüme kavuşabilmesi için gerçekleştirilen vücut germe ameliyatlarından biri olan sırt germe fazla olan cildin ve cilt altı dokularının toparlanıp sıkılaştırılmasını hedefler. Sırt germe; karın germe, uyluk germe ve kol germe ameliyatı ile kombine bir şekilde uygulanabilir. Daha düzgün görünümlü bir vücut konturunun elde edilebilmesi için yapılan sırt germe ameliyatından önce hasta fazla kilolarından kurtulmuş ve ideal vücut kilosunda belirli bir süredir istikrarı sağlamış olmalıdır. Eğer operasyon erken dönemde yapılırsa kilo kaybının devam etmesinden kaynaklı olarak yeniden sarkmalar meydana gelmesi mümkündür.





Sosyal medya hesaplarımız






Sosyal Medya Hesaplarımız





Tasarım ve Geliştirme Simur Digital