
Göğüs duvarı deformitesi; hafif ile şiddetli arasında değişebilen göğsün yapısal anormalliğine verilen genel isimdir. Göğüs duvarı deformiteleri, kaburgaları birbirine bağlayan kıkırdağın düzensiz büyüdüğü durumlarda ortaya çıkar. Göğüs deformitelerinin en yaygın iki türünden biri olan pektus ekskavatum göğüs kemiğinin içe doğru itilmesine bağlı olarak oluşur. Bu tür deformiteye sahip kişilerin göğüsleri içe doğru çökük görülür. Peksus carinatum ise göğüs kemiği ve kaburgalarının çıkıntığı yaptığı bir durum olarak ortaya çıkar. Bazı kişilerde göğsün her iki tarafında dışa doğru çıkıntı oluşurken bazı kişilerde göğsün bir tarafındaki çıkıntı diğerine göre daha fazladır.
Göğüs Duvarı Deformiteleri Nedir?
Göğüs duvarı deformiteleri genellikle çocuk 1 ya da 2 yaşındayken yanı erken dönemde hafif fark edilir hale gelir. Deformite ilk başta hafif olabilirken çocuğun kemiklerinin ve kıkırdaklarının hızla büyüdüğü ergenlik döneminde şiddetli hale gelebilir. Göğüs deformitesi olan çocuklarda görünüşleri dışında herhangi bir belirti olmayabilir. Bazı çocuklar ise egzersiz yaparken nefes almada zorluk yaşayabilirler. Ayrıca solunum yolu enfeksiyonlarına ve astıma daha yatkın olabilirler. Her iki tip göğüs duvarı deformitesi olan çocuklar, skolyoz geliştirme riski taşırlar. Göğüs duvarı deformiteleri, deformitenin tipine ya da ciddiyetine göre korseyle veya ameliyatla tedavi edilebilir veya hiç tedavi edilmez.
Göğüs Duvarı Deformiteleri Neden Yapılır?
Göğüs deformitelerinin cerrahi girişimlerle düzeltilmesi dışında bu anomali için bir başka tedavi seçeneği yoktur. Hastanın opere edilip edilmemesi kararı genellikle estetik kaygılara bağlı olarak verilir. Estetik kaygılara bağlı olarak çocuğun ya da erişkinin psikoloji sorunları varsa ya da psikolojik sorunlar yaşayabileceği düşünülüyorsa ameliyat önerilmektedir. Göğüs deformitesine bağlı olarak vücudun diğer yerlerinde anomali görülmesi oldukça nadir bir durumdur.
Göğüs Duvarı Deformiteleri Kimler İçin Uygundur?
Doğuştan göğüs duvarı deformitelerinin kunduracı göğsü ve güvercin göğsü olmak üzere sıklıkla görülen iki farklı türü vardır. Bunların dışında pectus arcuatum, Jeune sendromu ile kaburga ve göğüs kemiği kusurları daha az görülen göğüs duvarı anomalileri arasındadır.
Göğüs duvarı deformiteleri ya da göğsün anormal görünümü ve gelişimi farklı aşamalarda olabilir. Doğuştan oluştuğu kabul edilen deformitelerin belirtilerin doğumda ya da çocukluk döneminde ortaya çıkmakla birlikte ergenlik döneminde hızlı bir şekilde ilerler.
Bu tür deformitelere sahip olan ve bunlardan dolayı estetik kaygılar ve farklı sorunlar yaşayan kişilere göğüs duvarı deformitesi ameliyatları uygulanabilir.
Göğüs Duvarı Deformiteleri Nasıl Yapılır?

Pectus Excavatum yani kunduracı göğsü’nde göğüs oyuk ya da batık bir görünümdedir. Çocuklarda en sık görülen doğumsal göğüs duvarı deformitesi olma özelliğine sahiptir. Nedeni tam olarak bilinmese de genetik yatkınlık bu deformitede oldukça etkilidir. Erkeklerde daha yaygın olan bu durum izole bir anormallik olabileceği gibi skolyoz, kifoz ve Marfan sendromu gibi bağ dokusu bozuklukları dahil olmak üzere başka problemlerle birlikte seyredebilir. Kunduracı göğsü deformitesi olan çocukların bazılarında nefes darlığı, göğüs ağrısı ve egzersiz sırasında hızlı yorulma gibi durumlar görülebilir. Eskiden yalnızca kozmetik bir sorun olarak kabul edilmesine karşın günümüzde bu sorunu yaşayan çocukların kalp ve nefes alma problemlerine yatkın olduğu kabul edilmektedir. Göğsün hacmini kısıtlayan kunduracı göğsü akciğerin tamamen genişlemesini engelleyebilmektedir. Bunun sonucunda akciğer kapasitesinin azalması söz konusu olabilmektedir. Kalbi daraltarak kan akışını ve kalp fonksiyonunu azaltma riski vardır. Kalp üzerindeki bu olumsuz etkiler kunduracı göğsünün tedavisiyle giderilebilir.
Kunduracı göğsü ameliyatsız Vacuum Bell yöntemiyle ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Cerrahi prosedür isteğe bağlı olup genellikle ergenlik çağında büyüme atağı başladığı ya da tamamlandığı zaman gerçekleştirilir. Ergenlikten önce yapılması durumunda deformitenin ergenlik döneminde tekrarlaması söz konusu olabilir. Cerrahi prosedürlerden açık onarım yani Ravitch Prosedürünün ya da Nuss prosedürünün uygulanması konusundaki karar hastadaki deformitenin derecesine ve hastanın yaşına bağlı olarak belirlenir.
Pectus Carinatum yani güvercin göğsü; kaburgaları sternuma bağlamakta olan kostal kıkırdağın anormal ve eşit olmayan büyümesi sonucunda sternumun bir çıkıntısı ile karakterize göğüs duvarı deformitesidir. Kostal kıkırdaklar göğüs duvarı boyunca düz şekilde değil dışarı doğru büyür ve sternumun öne itilmesine neden olur. Kalp hastalığı, skolyoz, kifoz ve kas-iskelet kusurları dahil bozukluklarla bağlantılı olabilen bir deformite türüdür.
Oluşma nedeni tam olarak bilinmeyen güvercin göğsü erkeklerde daha sık görüldüğü gibi kunduracı göğsüne göre çocuklukta daha geç belirti verir. Büyümeyle birlikte şiddeti artar. Güvercin göğsünün standart tedavisi göğüs duvarının gerilmesi şeklinde yapılır. Bunun için göğüs duvarının gerilemesinin ya da düzleşmesinin sağlanması için sternumun veya kıkırdakların en belirgin kısmına sürekli kuvvet uygulayacak özellikte çevresel bir dış korse takılır. Ergenlik dönemine kadar kullanılabilen korsenin etkili olması için gece-gündüz uzun süre kullanılması gerekir. Küçük çocuklardaki iyileşme gençlere göre daha hızlıdır. Ancak ergenlik döneminde deformitenin nüks edip etmediği takip edilmelidir.
Güvercin göğüs deformitesinde ameliyat çoğunlukla gerekli görülmez. Desteklemeyle istenilen düzeltmenin sağlanamaması ya da iskeletin korseye yanıt vermeyecek kadar sert olması durumunda uygulanır.
Göğüs duvarı deformitelerinin giderilmesi için 2 temel ameliyat yöntemi uygulanabilir. Bunlardan ilki açık ameliyattır. Bu teknikte hastanın göğüs kemiği üzerine 5-6 cm kadar kesi yapılır. Her iki tarafta bulunan kaburgaların alt kısımlarındaki kıkırdaklardan 5 tanesi ve göğüs kemiğinden küçük bir parça çıkarıldıktan sonra çelik tellerle kemik dikilir. Kemiğin yükseltilmesi için göğüs kemiğinin altına metal bir parça koyularak işlem tamamlanır. Bu durumda metal barın 6 ay ile 3 yıl arasında değişen sürelerde çıkarılması gerekir.
Nuss yöntemi olarak da geçen kapalı ameliyat yönteminde endoskopik yöntemle göğüs boşluğuna girilir. Önceden hazırlanmış olan uzun metal bir barın göğüs kemiğinin altına yerleştirilmesiyle bozukluğun düzeltilmesi mümkün olur.
Göğüs duvarı deformitesi ameliyatından sonra ağrı; koyulan metal barların yer değiştirmesi, barların kalbe ya da büyük damarlara batması sonucu kanama, deformitenin belirli bir süre sonra yenilenmesi gibi risklerle karşı karşıya kalınabilir.





İşlem sırasında, gevşemiş olan vajinal duvarlar ve çevre dokular dikkatle dikilerek kanalın çapı ideal seviyeye getirilir. 
Alınan yağlar, yağ hücrelerinin zarar görmemesi için çok nazik bir şekilde işlenir. Bu aşamada kullanılan teknik, hücrelerin hayatta kalma oranını belirleyen en önemli unsurdur.









